Sudan Toprağa Uzanan Heyecan Dolu Bir Gece

Moonbeam ve Paradise Group ortaklığıyla düzenlenen Nicola Extreme Day, 19 Eylül Cumartesi akşamı Del Perro Beach'te jetski, konser ve offroad'u tek gecede buluşturdu. Katılımcılar gecenin ilk bölümünde jetski sürüp sahil boyunca gezebildi. Ardından sahne, Soundloop'ta dinleyici sayısı bakımından zirvede yer alan genç yetenek Emma Carter'a, sahne adıyla literallyemma'ya kaldı. Konserin ardından kalabalık, sahil dışında hazırlanan araçlara binerek hep birlikte offroad parkuruna geçti. Uzun bir etkinlik olsa da ilgi bir an olsun düşmedi, kalabalık varlığını korudu. Öyle ki Paradise Group CEO'su James Schulz'un aktardığına göre gecenin son etkinliği olmasına rağmen offroad için ayrılan on aracın tamamı doldu.

Gece boyunca etkinlik alanında yer alan Scope ekibi; organizatörlerle, sahnenin yıldızıyla ve etkinliğe katılan Los Santos sakinleriyle görüştü. Ortaya çıkan tablo, hem başarılı bir organizasyonu hem de şehrin eğlence kültürüne dair üzerinde durulması gereken soruları gösteriyor.

Maya Lin tarafından çekildi, 2026

Kumsala Taşınan Festival

Moonbeam'den Daphne Terry, sudan toprağa uzanan bu etkinliğin tesadüfi bir şekilde hayata geçmediğini, aksine Nicola'nın enerjik ruhunu yansıtmak için özellikle tasarlandığını belirtti. Hazırlık sürecinin uzun ve yorucu geçtiğini belirten Terry, önce jetskiler için altyapı ve parkur hazırlığı yapıldığını söyledi. Konser alanının tamamen Moonbeam'in kendi imkânlarıyla kurulduğunu, offroad ayağında ise bu alandaki deneyimine güvendikleri Paradise Group ile birlikte hareket ettiklerini ekledi.

Terry'ye göre gecenin en büyük organizasyonel sınavı ise lojistik tarafıydı. Kumsalda kurulan alan için gereken her şeyin büyük bir uğraşla bölgeye taşındığını anlatan Terry, emeği geçen tüm çalışanlara da ayrıca teşekkür etti. Emma Carter için ise şehrin en popüler yükselen solo isimlerinden biri olduğunu belirtirken genç sanatçı için: "Yeteneği ve başarıları onu her geçen gün ileriye taşıyor, kendisine ve arkasındaki ekibe mutlak başarı diliyoruz." sözleriyle iyi dileklerini de iletmeyi ihmal etmedi.

Organizasyon tarafında yer alan iki isim; Paradise Group ve Moonbeam, farklı sektörlerde faaliyet gösterseler de ortaklıkları hayli eskiye dayanıyor. Terry, Paradise Group ile şirketin kurulduğu günden bu yana iyi bir iş ilişkileri olduğunu belirtirken, Paradise'ın düzenlediği etkinlikler ve motor sporlarının da her zaman arkasında durduklarını belirtti. Ama bunun tek taraflı bir durum olmadığını, Paradise'ın da aynı şekilde Moonbeam'i desteklediğini belirterek etkinliğin çıkış noktasını da aydınlatmış oldu aslında.

Terry, Paradise ile işbirliğinin süreceğinin ve Moonbeam'in bu tür organizasyonları artıracağının sinyalini verdi. Önümüzdeki dönemde hem Nicola markasının hem de şirketin distile ürünlerine ait yeni markaların öne çıkacağı çok sayıda etkinliğe imza atacaklarını söyledi. Gelecek planlarına yönelik spoiler talebimizi de geri çevirmedi. Terry, yeni bir ekstrem macera için SAAA ile görüşmelerin hız kazandığını açıkladı. Bir sonraki etkinlik için ise Halloween'i işaret etti ve merakı artıracak bir soru bıraktı: "Balkabağını içer miydiniz?"

Maya Lin tarafından çekildi, 2026

Planlı Bir Kumar, Memnun Eden Manzara

Gecenin en dikkat çekici tercihlerinden birisi ise, offroad ayağının konserin hemen arkasına yerleştirilmesiydi. Konser sonrasında kalabalığın alanı terk etmeye meyilli olduğu düşünüldüğünde bu bir risk sayılabilirdi. Ancak James Schulz, bu sıralamanın bilinçli bir karar olduğunu söyledi. Schulz'a göre organizasyon jet skiyle hızlandı, Emma Carter'ın performansıyla yoruldu, kalabalığı yeniden şarj edip evlerine göndermek ise Paradise'a kaldı. "Bunun bir kumar olduğunun bilincindeydik fakat tuttuğumuz bir nabız var. Batırma ihtimalimizin olmadığından emindik." sözleriyle de bunu gözler önüne serdi.

Maya Lin tarafından çekildi, 2026

Perde arkasındaki en büyük zorluk ise iletişimdi. Schulz, her şey dakikasına kadar planlansa bile iletişim koptuğunda sorunlar çıkabileceğini söyledi ve bu gece de böyle aksaklıklar yaşandığını saklamadı. Yine de iletişim halkasının kopmadığını, gruptan ayrılanların yeniden katıldığını ve onların da keyif aldığını belirtti: "İmkânsızlıkların üzerinden yalnızca sağlıklı bir iletişimle gelebiliriz."

Lig Değil, Standart

Paradise daha önce de offroad ve ralli gibi etkinlikleri düzenlemişti. Bunlardan biri PHMC ile ortak yapılan bir bağış etkinliğiydi. Bu etkinliklerin düzenli bir lige dönüşüp dönüşmeyeceği sorusuna Schulz'un cevabı ise en azından şu an için hayır oluyor. Schulz'a göre şu an ralliye bütçe ayırabilecek yeterli sayıda takım yok. Maliyetten kaçıldığında ise ortaya seyir zevki vermeyen basit bir iş çıkıyor. Yine de Paradise ralli konusunda bir standart oluşturmayı hedefliyor. Schulz, belirli aralıklarla "çamurlu işlere bulanacaklarını" söyledi, ancak yaptıkları şeyin adının bir lig olmayacağının altını da çizdi.

Önümüzdeki takvimleri de oldukça dolu. Schulz, neredeyse boş haftalarının bulunmadığını açıkladı. Sıradaki durak ise çok uzakta değil. Schulz, röportajı gerçekleştirdiğimiz Del Perro'daki Pier'in hemen yanında bulunan devasa otoparkı göstererek burayı stantlar ve klasik araçlarla dolu hayal ettiğini belirtti. Önümüzdeki hafta şehre "eskileri getireceklerini" ve bunun Los Santos'ta daha önce yapılmamış bir şey olacağını söyledi. Bilinen araç buluşmalarından farklı olarak bunun Kustom Kulture olarak bilinen akımın özenle düzenlenmiş bir hali olacağını belirtti.

Maya Lin tarafından çekildi, 2026

Sahne Ortasında Parlayan Genç Yıldız

Jetski hareketliliğiyle başlayan gecede sahne, literallyemma mahlaslı Emma Carter'a aitti. Soundloop'ta dinleyici sayısı bakımından zirvede yer alan genç sanatçı, sahneyi adeta nostaljik bir oturma odasına çevirdi. Eski tüplü bir televizyon, çevirmeli bir telefon, peluş bir unicorn, bir oyuncak ayı ve yanıp sönen bir arcade makinesi... Sahnenin dört bir yanında son albümü olan "Younger than Yesterday"'i yansıtıyordu adeta. Beyaz bucket şapkası ve siyah bol tişörtüyle sahneye çıkan Emma Carter, klavye standının arkasından kendine has pop soundunu Del Perro'nun açık havasına taşıdı.

Kalabalık etkinliğin tadını çıkartırken genç sanatçı, sahneye hakimiyetinin ne denli kuvvetli olduğunu bir açık hava sahnesinde daha göstermiş oldu. Kalabalık şarkılarıyla dans ederken kendisi de bu işi her gün yapıyormuşçasına sahnede rahat ve ne yaptığını biliyor şekilde hareket ediyordu. Emma Carter'a göre açık hava sahneleri, normal bir sahnenin iki katı yoğunlukta hisler yaşatıyor: "Bugün olan etkinlikte de bunu tamamen hissettim." Büyük bir alanı müzikle birlikte doldurduklarını anlatan Carter, gelecekte daha fazla açık hava sahnesinde yer almak istediğini söyledi. Kalabalıktan da çok memnundu. Bu akşam karşısına çıkan seyircinin gerçekten çok iyi olduğunu vurguladı.

Tıpkı Soğuk Suya Atlamak Gibi

Sahnede aldığı keyfi ve yoğun duyguları enerjisiyle dışarıya yansıtan Emma Carter; sahnelerin büyüsünün kendisi için ilk günden beri hiç değişmediğini, hala ilk sahnesinde yaşadığı yoğun duyguları yaşadığını belirtiyor. İlk sahneye çıktığı günkü heyecanı ve tutkuyu hâlâ taşıdığını söyleyen Carter, sahnenin bağımlılık yapan tarafının da buradan geldiğini düşünüyor: "Karşımda kalabalığı görüp onlara kendi müziğimi sergilemek asla alışamayacağım ve alışmak da istemediğim bir his. Bu, sıradanlaşamayacak kadar büyülü bir olay." Her ne kadar kendisi de büyülü bir his olduğunu kabul etse de, bu büyülü hissin bir de bedeli var tabii. Carter, sahne öncesinde yoğun bir kaygıyla boğuştuğunu açıkça söylüyor. Heyecanını bastırmakta çok başarılı olduğunu söyleyemeyeceğini itiraf eden Carter, ağabeyinden öğrendiği bir yöntemi kullanıyor: Soğuk denize tek seferde atlamak. Girmekten çekindiğiniz o soğuk suya birden atlayıp şoku tekte yer ve suya alışırsınız ya? İşte Emma da tam olarak bunu sahnede yapmayı tercih ediyor. Kaygısı sahneye çıkana kadar zirveye ulaşıyor. O an kendine telkin ettiği tek şey, her şeye rağmen sahneye atlamak: "Biliyorum ki sahneye çıktıktan sonra adapte olacağım ve her şey susacak kafamda." Her ne kadar kendinizi telkin etseniz de hepimiz insanız ve zaman zaman bu duygularla boğuşurken bir anda kaybolabiliyoruz. Burada da bizi yola tekrar sokan etrafımızdaki değer verdiğimiz insanlar oluyor. Emma bu konuda şanslı olduğunu belirtirken sahne arkasında kendisini hiç yalnız bırakmayan arkadaşlarının da bunda büyük payı olduğunu ekledi.

Maya Lin tarafından çekildi, 2026

"literallyemma'nın Tarzını Bozmak İstemiyorum"

Hepimizin kulaklarında yer edinmiş ve artık "Emma Soundu" olarak adlandırdığımız tür için ise Emma oldukça kararlı görünüyor. İlk EP'lerinin ve ilk albümünün ardından son albümüne başladığında en büyük odağının, tarzını değiştirmeden üzerine koymak olduğunu anlatıyor. Dinleyicilerden gelen geri dönüşlerle birlikte bunu başardığını da hissediyor. Tek bir yapıya bağlı kalmanın yeni kitlelere ulaşmayı zorlaştırdığını kabul etse de, amacının hiçbir zaman her kitleye ulaşmak olmadığını söylerken hedefinin, kendi ait hissettiği türü icra ederken onun gibi aynı türe ait hisseden dinleyicilere ulaşmak olduğunu belirtiyor. Soundunun gelişeceğini ama radikal bir değişim düşünmediğini de vurguladı: "Bu sanatçı kimliğimden sapmak olurdu. literallyemma'nın tarzını bozmak istemiyorum."

Kalabalığın Sesi: Samimi Ama Karmaşık

Her ne kadar uzun ve harika bir etkinlik gerçekleştirilmiş olsa da bazı konularda zayıf kaldığı da inkar edilemez bir gerçek. Böylesi büyük organizasyonlarda aksi de beklenemezdi zaten. Scope muhabiri Ellie Weaver'ın, etkinlik alanında konuştuğu katılımcıların yorumları ortak bir noktada buluştu: Ortam samimi ve keyifliydi, ancak organizasyonun bazı noktaları geliştirilebilirdi. Ziyaretçilerden birisi sahilde, kapalı ve basık bir mekân yerine taze havada konser verilmesini büyük bir artı olarak görüp Emma Carter'ın performansını çok beğendiğini söylerken bir başka ziyaretçi jetski kullanımında karışıklık yaşandığını ve bunun geliştirilebileceğini belirtiyor. Ziyaretçilerden gelen ortak geliştiri ise mekanın kurgusu ile alakalıydı. Ortamın "samimi ve tatlı" bulunduğu söylenirken mekanı çevreleyen korkuluklara süslemeler, alana ise dart gibi sosyal oyunlar eklenebileceğini önerildi. Genel görüş bariyerlerin oldukça dar bir alan oluşturduğuydu.

Bunun yanı sıra yönlendirmeleri yetersiz bulup kafa karışıklığı yaşadıklarını belirten bir grup da vardı. Genel olarak ortamı beğenseler de ne yapacaklarını hala bilmediklerini, alanın fazla karışık olduğunu belirttiler. James Schulz'un da belirttiği gibi organizasyonların en büyük sınavı iletişim tarafında yaşanıyor. Moonbeam ve Paradise gibi sektörde yer alan iki devin düzenlediği organizasyon bile her ne kadar büyük oranda sorunsuz geçse de yine tam anlamıyla kusursuz olamıyor. Bu nedenle kusursuzu elde etmeye çalışmaktansa işleyen bir yapı kurmak daha önemli. Ve bu gece, Moonbeam ve Paradise bunu başarmış gibi görünüyor. Katılımcılar mutlu, ziyaretçiler ise eğlenmiş şekilde alandan ayrıldı. Geriye üç saat süren devasa organizasyonun arkasındaki sessizlik kaldı.

Maya Lin tarafından çekildi, 2026